İlk Derece Mahkemesince zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak ikna suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre irtikap suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Adalet Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına ancak vekilinin 02.10.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süreden sonra 19.10.2022 tarihli UYAP kayıtlı dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. İlk Derece
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/465 Esas, 2019/235 sayılı Kararı ile sanığın, zincirleme olarak icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/1 ve 43/1. maddeleri gereği 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2020/302 Esas, 2021/736 sayılı Kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın, ikna suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 250/2 ve 250/4. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi:
Sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirme yetkisinin bulunmadığına, irtikap suçunun unsurlarının oluşmadığına, verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ...'ın Eskişehir (H) Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde sağlık memuru olarak görev yaptığı, mağdur ...'ın oğlu tanık ... ve dava dışı ...'un aynı kurumda tutuklu veya hükümlü olarak bulundukları, ... ve ....'un kurum revirinde idare tarafından yardımcı personel olarak görevlendirildiği ve çalıştıkları dönemde revirden toplanan çöp içerisinde uyuşturucu içerdiği değerlendirilen maddelerin tespiti üzerine ilgililerin görevlerinin sonlandırılması sonrasında, sanığın tanık ...'ın annesi mağdur ...'a ulaşarak oğlunun kan testinin yapılması ve rapor tanzimi için ücretin mağdur tarafından ödenmesi gerektiğini bildirip rapor ile ilgili yardımcı olabileceği ve pozitif olduğunu söylediği uyuşturucu test sonucunun negatif çıkmasını sağlayabileceği vaadiyle gerçeğe aykırı bilgiler verdiği, bu eylemleriyle mağdura yönelik icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; değişen suç vasfı kabulüyle ikna suretiyle irtikap suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından revirde yardımcı personel olarak görevlendirilen ... ile ...'un hangi suçtan tutuklu veya hükümlü bulundukları ve revir görevlerinin sonlandırılmasının hangi gerekçeyle yapıldığının, çöpte bulunduğu iddia olunan ve uyuşturucu madde içerdiği değerlendirilen maddelerin tespitine dair tutanak bulunup bulunmadığının, ilgili olay hakkında idari veya adli soruşturma olup olmadığının ceza infaz kurumu ve Cumhuriyet Başsavcılığından sorulması, sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek ceza infaz kurumu müdürü ...'in talimatı ile işlemlerin yapıldığını belirtmesi karşısında, adı geçen şahsın 5271 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle tanık sıfatıyla bilgisine başvurulması, kan örneklerinin analizinin ... Laboratuvarında yapılması ve sanığın söz konusu işyerinde çalışmaması nedeniyle analiz sonuçlarını değiştirme yetkisinin bulunmaması hususu ile sanığın ceza infaz kurumundaki tutuklu ve hükümlülerden uyuşturucu madde kullanımı şüphesi üzerine alınacak kan örneği ve analiz işlemlerine ilişkin yetkisi ve kurumdaki görevinin kapsamı belirlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mağdurun ekonomik durumu araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 250/4. maddesi uyarınca cezada indirim yapılıp yapılmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmadan suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan asgari ücretin üç katından fazla olan irtikaba konu 5720 TL menfaatin değerinin az olduğu kabul edilerek 250/4. maddeye göre indirim yapılması,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca sanık hakkında kazanılmış hakka konu 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesine göre hak yoksunluğuna hükmedilmemesinin eleştirilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın kazanılmış hakkını ihlal edecek biçimde belirtilen husus yönünden hak yoksunluğuna hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle suçtan zarar gören ... vekilinin yasal süresinden sonra vaki, temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.04.2025 tarihinde karar verildi.