Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin 2006 yılının Mart ayından itibaren ve dava tarihi itibarıyla halen davalı işyerinde çalıştığını, ücretinin resmi kurumlara düşük gösterilmesi nedeniyle kuruma şikayette bulunduğunu ve gerçek ücretinin kurum müfettişince tespit edildiğini, aylık ücretinin en son net 2.300,00 TL olduğunu, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek; fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 12.02.2007 - 23.07.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, fazla çalışma ve bayram tatili ücreti alacağı bulunmadığını, yıllık izin haklarının tamamını kullandığını, eksik ücret ödemesi yapılmadığını, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde her gün 08: 00-20: 00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiş ve iddiasını ispat amacıyla tanık deliline dayanmıştır. Davalı işveren ise işyerinde üç vardiyalı çalışma olduğunu ve fazla mesai yapılmadığını savunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlar ve beyanları doğrultusunda hesaplama yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ile özellikle dosyada mübrez Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişinin davalı işyerinde yaptığı teftiş sonucu hazırlanan iki adet inceleme raporunda, davalı işyerinde gerekirse fazla mesai yapıldığı, genel tatil günlerinde çalışıldığı ancak karşılığı ücretlerin ödendiği, işyerinde biri 9 saat (1.5 saat ara dinlenme ile) diğerleri 8 saatten toplam 3 vardiya olduğu belirtilmiştir. Yine davacı tanığı Kerim iş müfettişine verdiği beyanda, işyerindeki diğer çalışan Ömer işten ayrılana kadar postalar halinde 8 saatten çalıştıklarını, işyerinde toplam 4 kişi çalıştığını, Ömer 12.03.2012 tarihinde işten ayrıldıktan sonra davacı ve eşinin 08: 00-20: 00 saatleri arasında çalıştığını kendisinin de 20: 00-04: 00 saatleri arasında çalıştığını açıklamıştır.
Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunun birinci seçeneği üzerinden karar verilerek davacının tüm çalışma dönemi boyunca haftalık 18 saat fazla mesai yaptığı ve karşılığı ücretlerin ödenmediği kabul edilmiş isede, yukarıda bahsedilen İş Müfettişi raporu ve davacı tanığı Kerim’in iş müfettişine verdiği beyanda gözetildiğinde bu hesap yönteminin hatalı olduğu, dosya kapsamı ile uyuşmadığı açıktır.
Diğer işçi Ömer işyerinden 12.03.2012 tarihinde ayrılmış olup davacının 12.03.2012 ile dava tarihi olan 27.06.2012 tarihleri arasında haftada 18 saat fazla mesai yaptığı kabulüyle hesaplama yapılan hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2. seçeneğine göre fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde 1. seçenek üzerinden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.