Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 153 ada 8 parsel sayılı 191,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü oldukları tutanağın beyanlar hanesinde belirtilen davalılar ... ve ... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın miras bırakan ...'ın Çamlıhemşin Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/129-2012/7 E.K. sayılı veraset ilamında belirtilen mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan ve uzman fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen yeni evin tespit maliki davalılar ... ve ... tarafından 1970 yılında yaptırıldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının temyizi dilekçesindeki açıklamaya göre taşınmaz üzerinde bulunan ve uzman fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterildiği belirtilen muhdesat niteliğindeki yeni evin şerhine yönelik oluşturulan hükme yöneliktir.
Dava ve temyize konu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki yeni evin yaklaşık 40 yıl önce davalılar ... ve ... tarafından yaptırıldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ün sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece dava konusu taşınmazın tamamı hükme esas alınan Sulh Hukuk Mahkemesinin veraset ilamı doğrultusunda 401600 pay kabul edilmiş, hükümde ise ... mirasçıları olduğu belirtilen kişiler adına toplamda 201600 pay dağıtılarak taşınmazın mahkemece kabul edilen pay miktarına göre 200000 payı açıkta bırakılmıştır. Her ne kadar mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesi'nin veraset ilamı doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/129-2012/7 E.K.sayılı veraset ilamında da 200000 payın açıkta kaldığı dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Nitekim Kadastro Hakimi aksi ispat oluncaya kadar geçerli olan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin veraset ilamı ile bağlı olmadığı gibi 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25.maddesi düzenlemesi gereği gerektiğinde kendisi de veraset ilamı verebilir. Bu açıklamalar ışığında mahkemece oluşturulan hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı açıktır.
Bu husustan ayrı olarak mahkemece oluşturulan hükmün gerekçesinde taraflar arasında ihtilafa konu 1970 yılında yapıldığı belirtilen yeni evin uzman bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterildiği, taraflar arasındaki ihtilafsız eski evin ise (B) harfi ile gösterildiği belirtilmiş ise de; uzman fen bilirkişi raporunda eski evi (A), yeni evi ise (B) harfi ile gösterdiğini açıklamış ancak rapor eki haritasında ise rapor içeriğine aykırı olacak şekilde eski evin (B), yeni evin ise (A) harfli olarak gösterdiği belirlenmiş, bu husustan ayrı olarak inşaat bilirkişi de raporunda taraflar arasında ihtilafsız olan eski yapının (A) harfli yer olduğunu, (B) harfli yerin ise ihtilafa konu yeni ev olduğunu belirtmiştir. Bu hususlar gözönüne alındığında mahkemenin hükmün de davalılar tarafından yapıldığını şerh ettiği yeni evin uzman bilirkişi raporu ve haritasında (A) harfi ile gösterilen yer olup olmadığı konusunda ortaya çıkan çelişki usulünce giderilmemiştir.
O halde mahkemece; öncelikle taraflar arasında ihtilafa konu olan ve ölü davalılar Namık Kemal ve ... tarafından 1970 yılında yaptırılan yeni evin konumuna dair uzman bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek söz konusu yeni evin uzman bilirkişi rapor ve haritasında hangi harf ile gösterildiği tereddütsüz belirlenmeli, gerektiğinde uzman bilirkişilerden ek rapor alınarak veya taşınmaz başında yeniden keşif yapılmak suretiyle ihtilafa konu yeni evin taşınmaz üzerindeki konumu açıkça belirlenmeli, belirlenen yeni evin konumu uzman bilirkişi rapor ve haritalarında çelişkisiz olarak açıkça gösterilmeli, ayrıca miras bırakan ...'ın terekesi açısından gerektiğinde uzman bir bilirkişiden rapor almak suretiyle pay ve payda toplamı birbirine eşitlenerek açıkta pay bırakılmaksızın miras bırakan ... mirasçıları adına miras payları hüküm yerinde gösterilerek hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu olgu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 25.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.