Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I) Sanık ...'ın temyiz talebine istinaden yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezasının günlüğü 20,00 TL den paraya çevrilirken TCK'nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2. 5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği halde, infazı kısıtlayacak şekilde sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
3. 5237 sayılı TCK'nun 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında adı geçen maddenin birinci fıkra hükmünün uygulanmayacağı gözetilmeden TCK'nun 53/1. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi,
4. Hükmün müsadereye ilişkin "F" fıkrasında suç konusu eşyanın müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5. Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilirken sanıklardan eşit olarak alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince;
1. Hükmün B/1,2 ve 3. fıkrasında "GÜNLÜĞÜ" ibaresinden önce gelmek üzere "TCK'nun 52/2. maddesi gereğince " ibaresinin eklenmesi,
2. Hükümde ertelemeye ilişkin B/6-d bendinde yer alan “cezanın” ibaresinden sonra gelmek üzere “kısmen veya tamamen” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine,
3. TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılması,
4. Hükmün müsadereye ilişkin "F" fıkrasına "Müsaderesine" ibaresinden önce gelmek üzere "5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi gereğince" ifadesinin eklenmesi,
5. Hükümde katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin fıkrada "tahsili" ifadesinden önce gelmek üzere "sanıklardan eşit olarak" ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık ... 'ın temyiz talebine istinaden yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelenen dosyada suç tarihinin 21.09.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.07.2012 olduğu,
Sanığa ilişkin temyiz edilmeden kesinleşen Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/737 Esas, 2015/486 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15.01.2012, iddianame düzenleme tarihinin 11.06.2012 olduğu gözetilerek, suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK.nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, eylemlerin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
III) Sanık ...'in temyiz talebine istinaden yapılan incelemede;
1.Sanık hakkında aynı eylem nedeniyle iki kez mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelenen dosyada suç tarihinin 21.09.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.04.2012 olduğu,
Sanığa ilişkin temyizde düzelterek onama kararı ile kesinleşen Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/662 Esas, 2012/447 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 06.10.2011, iddianame düzenleme tarihinin 28.10.2011 olduğu gözetilerek, suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, eylemlerin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 26.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.