Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Nüfus kaydına göre kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı tarihte on beş yaşını tamamlamayan mağdurun kanuni temsilcisi olan annesi Sevda'nın, duruşmada suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını bildirmesi karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçu için öngörülen hapis cezasının miktarı itibarıyle davaya bakma, delillerin değerlendirilmesi ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu nazara alınarak 5235 sayılı Kanunun 12 ve 5271 sayılı CMK'nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.