Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve bağışık tutulma talebi de bulunmadığı halde, hükmün açıklandığı 09.01.2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kabule göre ise;
Katılanın aşamalardaki beyanında, sanığın kendisine ''evrakları getir'' dediğini katılanın ''ne evrağı'' olduğunu sorması üzerine bıçak çektiğini ve kendisini kovaladığını belirtmesi, tehdit içerikli sözler söylediğinden de bahsetmemesi karşısında, sanığın eyleminin silahla yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.