HÜKÜMLER: Mahkumiyet
1-2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında “2010 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı, temyize konu kararın gerekçesinde de sanığın 2010 takvim yılında sahte belge düzenlediği ve bu şekilde vergi kaçakçılığı suçunu işlediği kabul edildiği hâlde, hüküm bölümünde suç adının “sahte belge kullanma” olarak yanlış gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken olan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4 numaralı ve devamındaki paragrafında “kullanmak” ve "kullandığı" ibarelerinin çıkartılarak yerine "düzenlemek" ve "düzenlediği" ibarelerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçunun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle 31.12.2008 ve 31.12.2009 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 10.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.