Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... şirketi ile işyeri sigorta sözleşmesi akdettiğini, taraflarca belirlenen sigorta prim miktarının ödendiğini, davalı sigortacının sorumluluğunun 31.05.2017 tarihinde başladığını, 18.07.2017 tarihinde meydana gelen şiddetli yağıştan müvekkili şirket merkezinin zarar gördüğünü, meydana gelen sel zararına ilişkin ekspertiz raporu alındığını ve alınan raporda hasar bedelinin 217.000,00 TL olduğunu, hasar bedelinin davalı şirketten tazmininin talep edildiğini, davalı ... tarafından 2.438,73 TL ile sınırlı sorumlu olduklarının ve ancak bu bedelin tazmin edilebileceğinin bildirildiğini, .... Noterliği'nin 03.10.2017 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini, sözleşme uyarınca muaccel hale gelen tazminatı davalı ... şirketinin ödemesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL tazminatın hasar tazmini talepli ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 05.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 12.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 217.750,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından oluştuğu iddia olunan hasar bedelinin öncelikle resmi makamlar tarafından tazmin edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde olduğunu, davacı tarafından talep edilen hasar kalemlerinin poliçe özel şartı gereği gibi teminat dışı olabileceğini, imzalanan sözleşmede sundurma altında bulunan muhteviyat hasarlarının teminat dışı olduğunu, davacı tarafından iddia edilen 2.438,73 TL ödeme yapılacağı hususunun doğru olmadığını, hazırlanan ekspertiz raporuna göre davacıya 14.807,00 TL ödeneceğinin ifade edildiğini ve davacı tarafından bu bedelin kabul edilmediğini, söz konusu hasara ilişkin poliçede maksimum 50.000,00 Euro muafiyet verildiğini, poliçedeki sigorta bedelinin hasar tarihli kur karşılığı olan 202.905,00 TL üzerinde olduğu dikkate alınarak meydana gelen hasar tutarı olan 212.757,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 14.807,00 TL'nin davacıya ödenmek için teklif sunulduğunu, poliçe özel şartı gereği iddia olunan hasarın dolu nedeniyle oluştuğu tespit edilir ise teminat limitinin 10.000,00 TL ile sınırlı olacağını, dava konusu olayın davacının ihmali ve tedbirsizliği neticesinde meydana geldiğini, talep edilen hasar bedelinin ispatlanması gerektiğini ve talebin fahiş olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, dava konusu uygulanması gereken faizin yasal faiz olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu zararın tamamının emtiadan oluştuğu, taraflar arasındaki poliçede emtia bedelinin 3.000.000,00 TL olarak gösterildiği, bu bedelin %2'si olan 60.000,00 TL'nin hasardan tenzil edilmesinin gerektiği, hasar bedeli olan 217.757,00 TL'den 60.000,00 TL tutarındaki muafiyet tenzilinin çıkarılması sonucunda davacının talep edebileceği toplam hasar tazminatının 157.757,00 TL olacağı kanaati ile davanın bu tespite göre kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyadaki bilirkişi raporlarının denetlenebilir olmadığını, subjektif olup yanlış tespitler içerdiğini, hasar ve teknik açıdan eksik inceleme yapıldığını, poliçede seylap hasarı sonucunda oluşacak teminatlar için özel şart bulunduğunu, davacı sigortalının hasardan önce zeyil (30.05.2017) yaptırarak emtia bedelini 12.000.000,00 TL'ye yükseltmesine rağmen hasar muafiyetinin arttırılan poliçe bedelinden değil de bir önceki yani 3.000.000,00 TL'den dikkate alınmasının hatalı olduğunu, mahkemece oluştuğu iddia olunan hususların olağanüstü doğa olayından kaynaklanmış olması nedeniyle öncelikle resmi makamlar tarafından tazmin edilip edilmediği hakkında inceleme yapılmadığını, davacı tarafından oluştuğu iddia olunan hasarın Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve İSKİ Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun uyarınca öncelikle resmi makamlar tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, davacının resmi makamlara yaptığı başvuru sonucu aldığı bir ödeme var ise bunun da mahsubunun gerekeceği ancak bu hususun nazara alınmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine sigorta şirketi tarafından bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davranılmadığını, davacının TTK 1448 maddesindeki koruma önlemlerini alma yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
18.07.2017 tarihinde meydana gelen yağış sebebiyle oluştuğu iddia olunan hasar bedelinin "Ticari Risk Kombine Poliçesi" kapsamında davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.