Tebliğname No: 5 - 2012/186796

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda kırmızı ışıkta beklediği esnada plakasız şekilde motosiklet kullandığı fark edilen sanığı durdurarak işlem yapmak isteyen katılanın aracın hareket etmesi üzerine sanığın omuzunu tuttuğu, buna rağmen motorsikletle ilerlemeye devam eden sanığın katılanın sürüklenerek yaralanmasına sebep olduğu anlaşılan olayda, hangi görevin yaptırılmaması için cebir, tehditle nasıl direndiği, katılanın sanığı bu şekilde omuzundan tutup hareket serbestisini kısıtlama yetkisi olup olmadığı hususları denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gerekçeleriyle gösterilmeden ve kamu görevlisini kasten yaralama suçu tartışılmadan yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Direnme fiilinin saldırıda kullanılmaya elverişli araçla işlendiği kabul edilmesine rağmen TCK'nın 265/4. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.