Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/05/2009 gün ve 2006/526-2009/225 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/03/2011 gün ve 2009/9666-2011/2540 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı ... kendisine asaleten...'e vekaleten, davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından internet aracılığıyla 52.810,00 TL havale edildiğini, yaptıkları başvuru üzerine bloke edilen 16.000,00 TL'nın iade edildiğini, davalı bankanın üzerine düşen güvenlik tedbirlerini yeteri kadar almadığı için kusurlu olduğunu ileri sürerek, 36.808,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.