Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2009 gün ve 2007/337-2009/314 sayılı kararı onayan Daire’nin 24/03/2011 gün ve 2009/10511-2011/3356 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka nezdinde bulunan hesabından internet aracılığıyla 41.789,00 TL üçüncü kişiler hesabına havale edildiğini, davalı bankanın üzerine düşen güvenlik tedbirlerini yeteri kadar almadığı için kusurlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların internet şifresini verdiğine dair delil bulunmadığı, davacı zararının 40.958,95 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 40.958,95 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline dair karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24/03/2011 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.