Asıl Karar; Mahkumiyet
Ek Karar; Temyiz talebinin reddi

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 Esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvuru süresi, mercii ve şeklinin 5271 sayılı CMK.nun 232/6 madde ve fıkrasına uygun ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmiş olması gerektiği, somut olayda hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı, temyiz mercii ve başvuru şeklinin gösterilmemiş olduğu gibi yoklukta verilen kararın 08.05.2008 tarihinde sanık müdafiine 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesine tebliğ edildiği belirtilmesine rağmen, 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığının belirtilmemiş olması nedeniyle usulüne uygun olmadığından, sanığın sonradan atadığı müdafii Av. ...'ın temyizinin, öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulüyle temyiz isteminin reddine ilişkin 02.07.2008 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.