Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne,davalının itirazının iptaline,takibin 12.912 TL üzerinden devamına,icra tazminatına ve tahliyeye karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388.maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesinde belirtilmiştir. Buna göre karar (hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır.
Somut olayda; Davacı vekili,dava dilekçesinde özetle, “...25.2.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli aylık kira parasının 4.000 TL olduğu kira sözleşmesine dayanarak ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptaline,takibin devamına,icra tazminatı ve tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,davacının dayandığı aylık kira parasının 4.000 TL olduğu kira sözleşmesine karşı çıkmış ve 25.2.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli aylık kira parasının 1.200 TL olduğu kira sözleşmesini ibraz ederek,bu sözleşme gereği tüm kiraların ödendiğini savunmuştur. Mahkemece,davanın kısmen kabulüne,davalının itirazının iptaline,takibin 12.912 TL üzerinden devamına,icra tazminatına ve tahliyeye karar verilmiş,ancak kısa karardan sonra mahkeme Hakiminin vefatı nedeniyle gerekçeli karar yerine tayin edilen Hakim tarafından yazılmıştır.
Hükmün gerekçe kısmında davacı ve davalının dayandığı sözleşmelerden bahsedilmemiş olup bu sözleşmelerden hangisinin hükme esas alındığı anlaşılamamaktadır. Hükmün gerekçesi eksik ve müphem ve davalı ödemelerinin mahsup edilip edilmediği de tespit edilememiştir. Mahkemece, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'nun 388 ve
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesi gereğince kararda(hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler yazılması gerekirken taraflarca dosyaya sunulan iki ayrı sözleşmeden hangisinin hükme esas alındığı,davalı ödemelerinin davacı alacağından mahsup edilip edilmediği vs. gibi hususları kapsamayacak şekilde müphem,yargıtay denetimine elverişli olmayan bir karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazları incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.