Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, sözlü kira akdi uyarınca davalıya kiraya verilen iş makinesinin 35 günlük çalışmasının karşılığı olarak 31.12.2009 tarihli ve 30.975 TL bedelli fatura düzenleyip davalıya gönderdiğini, ancak davalının faturayı kabul etmeyip iade ettiğini, fatura bedelinin tahsili için davalı hakkında 26.02.2010 tarihinde icra takibi yaptıklarını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı borca itirazında ve duruşmadaki savunmalarında davaya konu iş makinesinin günlüğü 700 TL’den 8 gün süre ile çalıştığını, bu suretle borcun 5.600 TL olup bu tutara itiraz etmediklerini ancak bakiye 26.181 TL için borçlu olmadıklarını savunmuştur. Mahkemece davacıya ait kırıcı delici iş makinesinin günlüğü 700 TL+KDV’den 35 gün süre ile davalı tarafından çalıştırıldığı gerekçesi ile 28.910 TL’ye yönelik itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında sözlü kira akdinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacıya ait hidrolik delici iş makinesi sözleşme kapsamında davalıya kiraya verilmiştir. Davacı, 750 TL+KDV günlük kullanım bedeli üzerinden 35 günlük kira alacağının tahsili için icra takibi başlatmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde; borcun 5.600 TL’lik kısmını kabul etmiş, kalan 26.181 TL yönünden borcu olmadığını savunmuştur. Davalının itirazı kısmi itiraz niteliğinde olup, itiraz edilmeyen 5.600 TL alacak yönünden takip kesinleşmiştir. Kaldı ki davalı kabul ettiği kısmı faiz ve masrafları ile birlikte 07.04.2010 tarihinde takip dosyasına ödemiştir. Borcun itiraz edilmeyen bölümü için itirazın iptalini istemekte davacının hukuki yararı söz konusu değildir. Mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle yargılama yapılarak hüküm verilmesi
gerekirken, kısmi itiraz gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.