Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava yönetim giderlerinin kiracıdan rücuen tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların 01.04.2002 tarihli kira kontratı uyarınca işyerinde kiracı olup kira ilişkisinin Aralık/2009 tarihinde son bulduğunu, davalıların kiracı oldukları döneme ilişkin olarak iş merkezi yönetimince düzenlenen hesap tablosunda belirtilen aidat ve yönetim giderlerini ödemediklerini, ödenmeyen aidat borçları nedeniyle iş merkezi yönetiminin müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, takip konusu borcun müvekkili tarafından ödendiğini, Kat Mülkiyeti Kanununun 22.maddesi uyarınca kat malikinin payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme cezasından kiracının da müteselsilen sorumlu olduğunu, bu itibarla davalı kiracılar hakkında rücuen Eskişehir 6.İcra Müdürlüğünün 2011/8363 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalıların borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili ise davalılardan R.. G..’ün sözleşmenin tarafı olmadığını, diğer davalının ise aidat vs. adı altında hiçbir borcu bulunmadığını, iş merkezi yönetiminin müvekkili hakkında da icra takibi yaptığını, müvekkilinin site yönetiminin avukatına 19.12.2009 tarihinde 700 TL ve 21.05.2009 tarihinde 3.500 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 16.07.2007 ile 30.11.2010 tarihleri arasında düzenlenen makbuzlar karşılığı iş merkezi yönetimine toplam 2.072,77 TL ödeme yaptıklarını, yapılan bu ödemeler nedeniyle her hangi bir borçları olmadığını belirtmiştir. Mahkemece, kira sözleşmesinin tarafı olmayan davalı R.. G.. hakkındaki davanın reddine davalı E.. G.. yönünden ise bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda 5.007 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.04.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme kiralayan davacı ile kiracı E.. G.. arasında imzalanmıştır. Sözleşmenin 13.maddesinde kiracının genel kurulca onaylanan işletme projesindeki genel giderlerin kiralanana düşen hissesini yöneticiye ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Kiralanan 21.12.2009 tarihinde tahliye edilmekle taraflar arasındaki kira ilişkisi son bulmuştur. Davacı 23.11.2011 tarihinde başlattığı icra takibinde; davacının site yönetiminin yaptığı icra takibi nedeniyle takip dosyasına ödediği 7.854 TL ortak gider borcunun davacıdan rucuen tahsilini istemiştir. İcra takibine konu edilen dönem 2007/Aralık-2009/Ekim dönemi olup 2.128,65 TL ortak gider, 3.275,03 TL gecikme zammı, 2.451,27 TL icra takip masraflarından oluşmaktadır. Yapılan icra takibine karşı davalı aidat borcu olmadığını bildirmiş ve buna ilişkin ödeme belgeleri sunmuştur. Alınan bilirkişi raporunda; davalının sunduğu 11.06.2008 tarihli olan 580 TL tutarlı makbuzdaki ödemenin hangi dönem için yapıldığının belirsiz olduğu, keza 08.01.2010 ile 30.11.2010 tarihleri arası 4 adet ve toplam 1.200 TL’lik ödeme makbuzlarında ödemenin takip dosyasına mahsuben yapıldığının bildirildiği ancak takip dosya numarasının belirtilmediği belirtilerek ödemeler hesaplamaya dahil edilmemiştir. Davalının ödeme savunmasına dayanak olarak sunduğu ödeme makbuzlarının takip konusu borca mahsuben yapılıp yapılmadığına ilişkin mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece söz konusu ödemelerin sözleşmeye konu taşınmaza ait olup olmadığı ve hangi dönem borcuna ilişkin olduğu site yönetiminden sorulup mahiyeti tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan kiracının ortak gider borcunu hangi tarihte ve ne miktar üzerinden ödeyeceği sözleşmede kararlaştırılmamıştır. Bu yönü ile kiracının daha önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği tespit edilmeden kiracının gecikme zammı ile sorumlu tutulması doğru değildir. Keza takip talepnamesine ekli hesap çizelgesinde yer alan Eylül/2008 tarihli ve kapı-çatı onarım bedeli açıklamalı 260,05 TL harcama sabit yatırım gideri olup bu tutarın kiracının sorumluluğunda olmadığı düşünülmeden hesaplamaya dahil edilerek kiracı aleyhine fazla tutara hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 17.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.