SUÇLAR: Tehdit, yaralama

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle,başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:

1-Olay tarihinde sanığın yaşı küçük oğlunun boğazına yemek kaçması sonucu, evde bulunanların duruma müdahale etmeye çalıştıkları, diğer odada bulunan sanığın da bağrışmalar üzerine mutfağa gittiğinde, durumun kendisinde meydana getirdiği ani korku ve panik hali içerisinde çocuğa müdahale etmek istediği olayda, sanığın, çocuğun davranışını önlemeye yönelik hareketinde, yaralama kastı taşımadığı anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

2-Sanığın, yaşanan tartışma esnasında müşteki ...’e hitaben “sen niye evimize geliyorsun erkek olsan seni öldürürdüm” biçiminde sözler söylediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, suça konu sözlerdeki olasılığın olay tarihi itibariyle gerçekleşmeyeceği açık olduğundan, müşteki üzerinde korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli olmadığı gibi geleceğe yönelik bir zarar gerçekleştirileceği anlamı da taşımadığı gözetilmeden yazılı şekilde tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

3-Kabule göre de;

Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde yaralama suçundan beraat kararı verilmesi halinde, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.