Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı -Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-Karşı Davalı vekili özetle, davacının davalı şirkette 27.12.2005-04.03.2008 ve 01.02.2011-20.03.2012 tarihleri arasında uluslararası tır sürücüsü olarak çalıştığını, aylık asgari ücret + İspanya, Belçika, Hollanda, Fransa, Almanya ve Polonya için 450,00 Euro, Çekoslovakya için 400,00 Euro harcırah aldığını ve ayda ortalama 1,5 kez yurt dışı seferi yaptığını, her iki çalışma döneminde de yurt dışı seferlerine rastlayan ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, hizmet süresi boyunca yıllık ücretli izinlerini kullanamadığını, ilk çalışma döneminde 04.03.2008 tarihinde hiçbir sebep gösterilmeden iş akdine son verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve sair alacaklarına karşılık 04.03.2008 tarihinde 1.330,00 TL ödendiğini, ihbar ve kıdem tazminatına esas kazancının belirlenmesinde yurt dışı sefer ücretlerinin dikkate alınmadığını, sadece asgari ücret üzerinden hesaplanarak eksik ödendiğini, davacının müracaatı üzerine Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi’nden 20.03.2012 tarihinde 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendi gereğince kıdem tazminatı almaya hak kazandığına dair yazı verildiğini, davacının keşide ettiği 20.03.2012 günlü ihtarname ile iş akdini haklı olarak feshettiğini iddia ederek; birinci dönem çalışması için fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, tüm çalışma dönemi için yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti ile ikinci dönem çalışması için kıdem tazminatı alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı-Karşı Davacı vekili özetle, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının ilk çalışma döneminin kendi arzusu ile şahsi sebeplerinden dolayı sona erdiğini, istifa ettiğini, bu hususun 2 ayrı istifa dilekçesi ve müvekkili ile davacı arasında yapılan protokol ile sabit olduğunu, iş akdini istifa etmek sureti ile sona erdirmesine rağmen davacıya iyi niyetli olarak kıdem tazminatının ödendiğini, bu nedenle ilk çalışma dönemine ilişkin hiçbir hak ve alacağı olmadığını, davacının ikinci çalışma dönemini işe devam etmeyerek haksız olarak sona erdirdiğini, bu çalışma dönemine ilişkin de talep edebileceği hak ve alacağı olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu diğer fesih nedenlerinin de fiili bir gerçekliği bulunmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, şoförlerin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadıklarını, davacının çalıştığı tüm süre boyunca asgari ücretle çalıştığını ve bu ücretlerinin eksiksiz olarak ödendiğini,şoförlere verilen bedellerin aylık kazanca ek ödeme niteliğinde olmadığını, iş avansı niteliğinde olduğunu, gidilen ülkeye ve yol şartlarına göre değişen miktarlar olduğunu, müvekkili firmada her şoförün yurt dışına ayda 1 sefer yaptığını, davacının 03.03.2008 tarihinde yapılan protokol ve aynı tarihte imzalanan ibraname uyarınca bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığını kabul ve ikrar ettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili usulüne uygun harç yatırarak açtığı karşı davada ise, ihbar tazminatının davacı karşı davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde davalı işyerinde iki dönem çalışması olduğunu ilk dönem çalışması sona erdiğinde bir miktar kıdem tazminatının ödendiğini ancak eksik ödeme yapıldığını, ikinci dönem çalışmasının da kendisi tarafından haklı nedenle feshedildiğini iddia etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ilk çalışma dönemine ilişkin olarak yapılan ödeme eksik olduğundan, sadece kıdem tazminatı olarak ödendiğinden ve her iki çalışma dönemi arasında 10 yıl aşılmadığından çalışma süreleri birleştirilmiş ve ikinci çalışma döneminin sona erdiği tarihte geçerli olan kıdem tazminatı tavanı üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmış ve 03/03/2008 tarihinde yapılan ödeme yasal faizi ile birlikte mahsup edilmiş ise de, bu hesaplama yöntemi hatalıdır ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırıdır.
Dava dilekçesinde ilk dönem çalışma için kıdem tazminatı farkı talep edildiğinden ve davacının ilk dönem çalışması kıdem tazminatı ödenmesi kaydıyla ikale icabı üzerine işverenin kabulüyle sona erdiğinden, somut uyuşmazlık bakımından davalı yararına ihbar tazminatının reddine karar verilmesi yerinde ise de, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 03.03.2008 tarihinde sona eren ilk dönem çalışması bakımından hak kazandığı kıdem tazminatı o dönemdeki son ücretine göre belirlenip yapılan ödemenin de mahsubuyla hüküm kurulması ve davacının ikinci dönem çalışması için ayrıca hesaplama yoluna gidilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.