Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davalıya ait işyerinde 27.09.2002-31.07.2012 tarihleri arasında makine operatörü olarak net 800,00 TL ücret, asgari geçim indirimi yemek ve servis imkanları ile çalıştığını, ücretin Sosyal Güvenlik Kurumu tam olarak bildirilmediğini, çalışma düzeninin haftanın 6 günü iki vardiya halinde 08: 00-20: 00 ve 20: 00-08: 00 saatleri arasında olduğunu ve işlerin yoğun olduğu dönemlerde haftanın 7 günü çalıştığını, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram genel tatil günleri çalıştığını, ücretinin ödenmediğini, ücretlerinin geç ödenmesi, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmemesi ve 26.07.2012 tarihinde evlenmesi sebepleri ile haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini, 10.000,00 TL kıdem tazminatı, 3.000,00 TL fazla çalışma ücreti,500,00 TL hafta tatili ücreti, 500,00 TL ulusal bayram genel tatil ücretinin fesih tarihinden en yüksek banka mevduat faiz oranı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının fazla çalışmasının olmadığını, işyerinde üç vardiya halinde çalışıldığını, davacının bordroları itiraz etmeden imza ettiğini,davacının hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti alacağını olmadığını, iddia edilen ücretten daha az bir ücretle çalıştığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasında fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Yukarıda fazla çalışmanın ispatı konusunda anlatılan ilkeler, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ispatı açısından da geçerlidir.
Somut olayda, Bakırköy 12. İş Mahkemesi 2013/292 Esas 2015/316 Karar sayılı dava dosyasının 11.06.2014 tarihli duruşmasında davacı tanık olarak dinlenmiş ve beyanında son 5 aylık fazla mesai ücretinin ödenmediğini belirtmiştir.
Mahkemece ulusal bayram ve genel tatil alacağının belirlenmesinde davacının tanık olarak verdiği beyanın dikkate alınmasına rağmen fazla mesai alacağı hesabında iş bu beyana itibar edilmemesi hatalı olmuştur.
Diğer taraftan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanırken; çıplak brüt ücret yerine, giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplamanın yapılması da hatalı olup, ayrı bir bozma nedenidir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.