Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı şirketin ... Şantiyesinde 10/07/1989-23/04/2007 tarihleri arasında sıhhi tesisatçı olarak çalıştığını, davacıya ödenmesi gereken son ücretin net 1.200,00 USD olduğunu, davacının iş akdinin işin bittiğini kendisine ihtiyaç kalmadığını bildirerek davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının kesintisiz çalışmadığını, çalışma süresinin işyeri kayıtları ve yurda giriş çıkışları gösteren kayıt ve belgelerle belli olduğunu, kayıtlara aykırı çalışma iddiasını kabul etmediklerini, davacı ile hizmet sözleşmelerinin belirli süreli olduğunu, çalışan işçilerin bu projelere uygun çalışma ilişkisi içinde fasılalı hizmet verdiklerini, davacının belirli süreli sözleşmeler ile çalıştığı dönemde çalışma ilişkisinin sürenin dolması ile sona erdiğini, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının iş akdini kendisinin feshettiğini ve yurda döndüğünü, iş akdinin her bir proje bazında sona erme şeklinin ayrı ayrı nazara alınmasını talep ettiklerini, davacının ücretinin iş sözleşmesi ve işyeri kayıtları ile belirli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında, kıdem ve ihbar tazminatı istekleri yönünden fasılalı çalışmalar nedeni ile zamanaşımına uğrayan çalışma dönemi olup olmadığı, bir başka anlatımla bir kısım kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dairemizin kökleşmiş içtihatları uyarınca, fasılalı çalışmalar arasında 10 yıllık sürenin geçmemesi halinde 1475 sayılı Kanun'nun 14/2. maddesi uyarınca hizmetler birleştirilmek sureti ile tüm hizmet süresi üzerinden kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalı işveren nezdinde ilk dönem çalışma süresi sonu olan 12/09/1990 tarihinden sonra işyerinde 27/05/2003 tarihinde çalışmaya başladığı, ilk dönemin sona ermesinden sonra kıdem ve ihbar tazminatı için aranan 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalının davaya karşı süresinde sunduğu zamanaşımı itirazı dikkate alınarak kıdem ve ihbar tazminatı istekleri bakımından zamanaşımına uğrayan dönemin hizmet süresinden dışlanması gerekirken tüm süre üzerinden hesaplama yapılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 14/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.