Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 36029 ada 2 ve 2123 ada 27 parsel sayılı taşınmazlarda iki ayrı...ın paydaş olduklarını, anılan taşınmazların 1993 yılında imar uygulamasına tabi tutularak oluşturulan 37619 ada 2 imar parselinin tescili sırasında de her iki... adına pay oluşturulması gerekirken sehven payların birleştirilmesi suretiyle sadece...oğlu... adına tescil yapıldığını, ondan da 100/1269 payın dava dışı...'a satış suretiyle temlik edildiğini, yanlışlığın düzeltilmesi için davalılara yapılan tebligattan sonuç alınamadığını ileri sürüp hatanın düzeltilerek 2 parsel sayılı taşınmazdaki...’a yapılan satışın korunması suretiyle taşınmazın imar görmeden önceki durumuna göre davalılar adına payları oranında tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ... ve ..., davayı kabul ettiklerini belirtmişler,davalı ..., yanlışlığın düzeltilmesini savunmuş, diğer davalılar ise yargılamaya katılmadıkları gibi bir savunmada getirmemişlerdir.
Mahkemece, kişilerin mülkiyeti ile ilgili sicil değişiklerini gerektirecek nitelikte olan dava bakımından davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı, davanın sicillerin doğru ve düzgün tutulması ilkesi ile ilgili olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle ... Medeni Yasasının 1027 ve Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesi hükmü uyarınca Tapu Sicil Müdürlüğü veya arzın tabi maliki olan Hazine tarafından kusursuz sorumluluğu sebebiyle davanın açılmamış olmasına göre;davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.