Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 310 parsel sayılı taşınmazı davalının haksız
kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve 1.223,00.-TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı 1956 yılında davacının babasından haricen satın aldığını, haksız kullanımın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın kayden davacı adına kayıtlı olduğu, harici satın almaya dayanan davalı kullanımının tümden haksız sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; çekişmeli taşınmazın 5625 Sayılı Yasa uyarınca 06.11.1954 tarihinde davacı ... adına tespit edilerek çap kaydının oluştuğu, davalının kayıt maliki olmayan davacının babasından harici satın alma olgusuna bir değer verilemeyeceği ve davacıyı bağlamayacağı, öte yandan, yıllardır taşınmazı davalının kullanımına ses çıkartmamış olması taşınmazın kullanımı bakımından davacının muvafakatının bulunduğu ve buna dayalı olarak tasarruf ettiğinin kabulü gerekeceğinden, bir başka ifadeyle Borçlar Yasasının 299.maddesi hükmü uyarınca taraflar arasında şifahi olarak ariyet akdi yapıldığı ve 304.maddesi hükmü uyarınca eldeki davanın açılması ile bu akde son verildiği kabul edilmeli ve bu olgu gözetildiğinde de ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiş olması da doğru olduğuna göre; davacı ve davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.