Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine göre, sanık ... Yılmaz'ın "Ben telefon ya da başka bir şey almadım. Emre, İbrahim'in telefonunu aldı. Emre aslında İbrahim'den para istedi, İbrahim olmadığını söyleyince telefonunu aldı. İbrahim ablasından para alıp Emre'ye vererek telefonu geri alacaktı" dediği, sanık ...'nin "Sokakta Umutcan'la yürüdüğümüz sırada iki tane çocuk gördüm, karnımın aç olduğunu, dışarda kaldığımı söyleyerek yardım etmelerini istedim. Çocuklar da paraları olmadığını söylediler. Ben üzerlerini aradım. İsminden emin olmadığım ancak, İbrahim olduğunu tahmin ettiğim çocuktan bana para getirdiğinde geri iade etmek üzere telefon aldım. Kendisi de ablasından para alabileceğini söyledi. Ben, İbrahim ve Umutcan ablasının evine doğru yürüdük. İbrahim bana hemen geleceğini söyledi. Ben 10-15 dakika bekledim. Umut da beni bırakıp çalıştığı kuaföre gitti. İbrahim geri gelmeyince ben de ordan yürüdüm." dediğinin anlaşılması karşısında;
Şüpheli veya sanıklardan birinin savunması diğer sanığın suçlanmasıyla sağlanabiliyorsa aralarında menfaat çatışması bulunan kişiler ortak müdafii tarafından temsil edilemez.
Sanık ...'in suçu farklı yöntemle kabulüne karşın, sanık ... Yılmaz suç işlemediğini savunmaktadır. Sanık ...'ın suç işlemediğini savunması gerekir bu da sanık ... açısından savunmayı zaafiyete uğratır.
Hal böyle olunca;
Aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklar ... ve ....kovuşturma evresinde aynı savunman ile temsil ettirilmeleri suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 35. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.