Mahkumiyet

Sanık ...'in yokluğunda verilen hüküm, mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmişse de, tebliğ tarihinden önce 11.01.2011'de yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile Tebligat Kanununda yapılan değişiklikler karşısında tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın 26.01.2012 tarihinde öğrenme ile yapmış olduğu eski hale getirme ve temyiz talebinin süresinde kabulü ile yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'e yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak”, sanık ...'e yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği sanık ... için 16.04.2005, sanık ... içinse 28.07.2004 tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.