TCK' nın 267/1, 267/2,31/2, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (iki kez)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suç tarihinde 12 yaşını bitirip 15 yaşını tamamlamadığı anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. maddeleri uyarınca sosyal inceleme raporu alınmaması,
2- Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan katılanların aleyhine olarak bu fiil nedeniyle arama tedbiri uygulanmasına karşın, sanığın tayin olunan cezasının TCK'nın 267/3. maddesi gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Oluş ve dosya kapsamına göre sanığın fiilin maddi eser ve delillerini uydurduğu her türlü şüpheden uzak biçimde kesin olarak tespit edilemediği gözetilmeden hakkında TCK'nın 267/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
4- Adli sicil kaydına göre sabıkasız olan sanık hakkında, iftira suçunun niteliği itibariyle maddi zararın olmadığı da gözetilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5- Tayin olunan adli para cezasının bir gün karşılığı olarak gösterilen miktarın takdirinde uygulanan kanun maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, cezanın tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmamasına, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.