Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I) Sanık ...'in temyizine göre yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Sanık ... müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Sanığın yargılamaya konu 03.10.2012 tarihli eylemi ile 14.11.2012 tarihli eylemlerinin zincirleme suç kabul edilip hakkında 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinden tek hüküm kurulduktan sonra 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Sanık ... müdafiinin hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre duruşma talebinin reddiyle; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile araç müsaderesine yönelik temyizine göre yapılan incelemede ise;
Sanık ... adına kayıtlı ancak diğer sanık ...'ın kullanımında bulunan ... plakalı araçta 03.10.2012 tarihinde yapılan aramada 1400 karton sigara, 14.11.2012 tarihinde ise 2720 karton sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olaylarda, sanık ...'nın aşamalardaki savunmalarında sanık ...'a pazarlamacısı olarak çalıştığını, araçta ele geçirilen sigaralardan haberdar olmadığını beyan etmesi, diğer sanık ...'ın da savunmayı doğrulaması, sanığın 03.10.2012 tarihli olaya ilişkin ifadesinin 29.10.2012 tarihinde alınması, aracın diğer sanık ...'a yedi emin olarak teslim edilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmasının aksine, diğer sanıkların eylemine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Sanığın yargılamaya konu 03.10.2012 tarihli eylemi ile 14.11.2012 tarihli eylemlerinin zincirleme suç kabul edilip hakkında 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinden tek hüküm kurulduktan sonra 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.