Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmün gerekçesine yönelik temyiz itirazı bulunan sanık müdafiinin, sanık hakkında kurulan beraat kararını temyiz etmekte hukuki yararı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Savunma ve kolluk araştırmasına göre, sanığın suç tarihinde suça konu evde oturmadığının tespit edilmesi karşısında, “yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması” yerine, “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verilerek 5271 sayılı CMK.nun 223/2-b maddesine aykırı davranılması,
2- 31 Aralık 2006 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı C.M.U.K.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;

Hüküm fıkrasındaki “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” şeklindeki ibare çıkartılarak, “5271 sayılı CMK.nun 223/2-b maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle beraatine” ve 575,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanık müdafiine verilmesine karar verilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.