Kamu malına zarar vermek suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, son, 168/2, 31/3,62,50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 2.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan Kanun'un 231/8. maddesi gereğince sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına dair Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2007 tarihli ve 2007/93-488 sayılı kararı ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, sanığın suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş gurubunda olması sebebiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun'un 23. maddesine göre 3 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmaları gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 16.06.2011 gün ve 8043/34624 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2011 gün ve 2011/237602 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30.01.2007 gün ve 2007/9-18 sayılı kararında da belirtildiği gibi, hükme karşı kanun yollarına başvuru olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi, şekli ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinde CMK'nın 34/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca zorunluluk bulunduğu, incelemeye konu Bartın Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.07.2007 tarih, 2007/93 esas ve 2007/488 sayılı kararında başvurulacak kanun yolunun “itiraz” yerine “temyiz” olarak hatalı gösterilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, 11.07.2007 tarihli kararın “itiraz yasa yolu açık olduğu” meşruhatı da verilmek suretiyle sanığa tebliğ edilmesi gerektiği ve bu
nedenle hükmün henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, koşulları bulunmayan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.