Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.03.2010 gün ve 1999/1313-2010/83 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 02.04.2012 gün ve 2011/6213-2012/5182 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket çalışanı ...'in yabancı ve yerli havayolu şirketlerine danışmanlık, yol göstericilik, çoğu zaman da uçak plasmanlarına ve finansal kiralamalarına aracılık yaptığını, davalılardan BWIA Int. Ltd. Şti’nin talebi üzerine 2 adet Airbus 321 uçağın bir başka havayoluna alt kiralanmasını, kiralamanın gerçekleşmesi halinde ise aylık kira bedelinin her uçakta 10.000 USD olmak üzere kendisine ödenmesi şartı ile aldığını, davacı çalışanı ...'nin çalışmaları sonucu uçaklara müşteri bulunduğunu, bu sırada diğer davalının uçakların mülkiyet sahibi olması nedeniyle olaya dahil olduğunu, uçak sahibi, uçağın kirasını ödeyemeyen eski kiracı ve uçak kiralamak isteyen yeni müşterinin buluşmasının sağlandığını, bir uçak 56 ay, diğer uçak 55 ay boyunca kiralandığı halde 110 aylık kiradan doğan alacakları 1.100.000 USD'nin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 100.000 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla dava değerini 850.000 USD'ye yükseltmiştir.
Davalı International Lease Finance Corporation vekili, diğer davalının uçaklar üzerinde herhangi bir mülkiyet hakkı olmadığından tasarrufta da bulunamayacağını, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... International Airways Ltd. vekili, davacı ile müvekkili arasında imzalanmış bir hizmet akdi, aracılık sözleşmesi ve danışmanlık mukavelesi bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalı ILFC şirketinden finansal kiralama yoluyla 2 adet uçak alan davalı ...'nın ödeme güçlüğü içerisine düşmesi üzerine ILFC şirketi ile görüşerek kira bedellerini ödeyebilmek amacıyla uçakları alt kiraya vermeyi teklif ettiği, davacı ve BWIA'nın alt kiracı şirket aramaya başladıkları, BWIA ile görüşen davacı şirketin Türkiye'de yerleşik Air Alfa şirketi ile görüşmesini sağladığı, ancak bu şirketlerin alt kira konusunda
anlaşamadıkları, bu arada ILFC şirketinin BWIA ile olan sözleşmesini feshederek kendi başına uçakları kiralamak üzere sözleşmeler yaptığı ve Air Alfa şirketi ile anlaştığı, BWIA şirketinin mülkiyeti kendisine ait olmayan uçakları dava dışı Air Alfa şirketine alt kira yolu ile vermesinin mümkün olmadığı ve davacının sunduğu önerilerin tarafların anlaşmasını sağlamaya yönelik bir niyetten ileri gitmediği, davacının bu anlaşmayı sağladığı iddiasını ispatlayamadığı, BWIA ile davacı arasındaki ön anlaşmada, uçakların kira bedellerinin alınması halinde davacının yönetim ücretine hak kazanacağının düzenlendiği ancak uçak kira bedellerinin BWIA'ya ödenmediği, kira sözleşmesinin ILFC ile yapıldığı, bu şirketin de kira bedellerini alamayıp Air Alfa şirketine karşı iflas yolu ile takip yoluna başvurduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.04.2012 günlü ilamıyla karar hüküm altına alınan vekalet ücreti yönünden davacı yararına düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.