SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1-Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık hakkında Dairemizin 19.09.2017 tarihli bozma ilamından önce mahkumiyet kararı verildiği, söz konusu karara yönelik sanığın temyiz başvurusunda bulunmadığı, dolayısıyla temyiz kapsamında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün yer almadığı,

2-Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin Dairemizin 19.09.2017 tarihli bozma ilamında, sanık tarafından yapılan temyiz başvurusunun nitelik ve nicelik yönünden reddine karar verildiği,
Anlaşıldığında; bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından tekrar hüküm kurulmuş ise de, hukuki değerden yoksun olan bu hükümlere karşı sanık ...'in temyiz istemleriyle ilgili bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

3-Sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;

1-Sanığın katılana gönderdiği mesajların TCK'nın 106/1-2. cümlesi kapsamındaki sair tehdit suçunu oluşturması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- 6545 sayılı Kanun 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "sanık hakkında daha önce kasıtlı bir suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden dolayı hakkında CMK'nın 231/5. madesinin uygulanmasının yasal olarak mümkün olmaması" şeklindeki gerekçeyle, anılan kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.