HÜKÜM:
Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, tazminat davası açmak üzere katılanın vekilliğini üstlenerek vekalet ücreti ve yargılama masrafı almasına rağmen...5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/66 Esasına kayden açtığı davayı takip etmeyerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi suretiyle katılanın mağduriyetine neden olmak şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 257/2. maddesi kapsamında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanunun 257/1. maddesinin uygulanması,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulama maddeleri olan TCK'nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri ile adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi
Kanuna aykırı, katılanlar vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.