İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar haklarında elde edilen delillerin mahkumiyetlerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan mağdure vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının eylemlerin sübut bulduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, savunma, doktor raporu ile tüm dosya içeriği nazara alındığında suç tarihinden önce on yedi yaşındaki mağdure ile arkadaş olan sanık ...'nin, olay günü diğer sanık ...'le beraber evine gelerek yanına çağırdığı mağdure ile yakında bulunan ahıra gitmesinin ardından, ...'in dışarıda gözcülük yaptığı sırada ...'nin cebir, tehdit veya hile olmaksızın mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği anlaşıldığından mevcut haliyle sanıkların eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve ... hakkında ayrıca TCK'nın 39. maddesinin tatbiki gerektiği gözetilerek aynı kanunun 104/1. maddesi uyarınca mahkumiyetleri yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.