Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
5271 sayılı CMK'nun 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanığa ait evde kaçak akaryakıt satışı yapıldığı şüphesi üzerine, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen arama kararı neticesinde suça konu kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir. Mesai saatleri içerisinde gecikmesinde sakınca bulunan halin nedeni belirtilmeksizin aramadan iki gün önce savcı tarafından verilmiş arama kararının usulüne uygun olmaması ve sanığın savunmasında ele geçen akaryakıtı kişisel ihtiyacı için bulundurduğunu beyan etmesi sattığı yönünde de dosya da delilin bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2,5271 sayılı CMK'nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı ve bu gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. Gün adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.