Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı ve davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye nedeniyle 4.837,47 TL kira alacağı ve 4.179,12 TL hor kullanmadan kaynaklanan hasar bedeli toplamından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.000 TL alacağın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve 435 TL tespit masrafının tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne,3.448 TL hor kullanma tazminatının 30.3.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere,mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar vekilinin kira alacağı isteminin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili,dava dilekçesinde,davalı kiracının 1995 tarihinden beri kiracı olduğunu,davacılara 22.1.2010 tarihli ihtar ile kiralananı 1.2.2010 tarihinde tahliye edeceğini bildirdiğini,ihtarın davacılara 27.1.2010 tarihinde tebliğ edildiğini,davalı tarafça 8.2.2010 tarihinde anahtar teslim edilmek istenmiş ise de ibralaşma tutanağı imzalatılmak istenmesi üzerine anahtarın teslim edilmediğini,anahtarın kiracı vekilinin elamanı tarafından 15.2.2010 tarihinde davacının bürosuna getirilerek teslim edildiğini,davacı tarafça kiralanana verilen hasarın tespiti için mahkeme kanalı ile tespit yaptırıldığını ve 4.179,12 TL’lik hasar belirlendiğini,kira sözleşmesinin 5.maddesinde,kiracının dilediği herhangi bir zamanda üç ay önceden haber vermek şartı ile kiralananı tahliye edebileceği,bu sürede kiracının sadece kiralananı kullandığı süre için kira ödeyeceğinin düzenlendiğini,davalı tarafça 27.1.2010 tarihinde tebliğ edilen ihtar ile taşınmazın 1.2.2010 tarihinde tahliye edileceğinin bildirildiğini,sözleşmenin 5.maddesine uygun şekilde üç ay önceden feshi ihbarda bulunulmaması nedeniyle üç aylık kira parası olan 4.837,47 TL’nin davalı tarafça ödenmesi gerektiğini belirterek hasar bedeli ve kira alacağı toplamından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.000 TL alacağın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve tespit masrafı olan 435 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesinin 5.maddesine uygun şekilde kira sözleşmesinin 1.2.2010 tarihinde tahliye edileceğinin davacıya bildirildiğini,anahtarı teslim almakta davacının temerrüde düştüğünü,davalının akdi feshetmesinde haklı sebepleri bulunduğunu,taşınmazda hor kullanımdan kaynaklanan hasar olmadığını,uzun kiracılık süresi nedeniyle normal kullanımdan meydana gelebilecek hasarları giderilmesine davacının izin vermediğini,tespit raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,3.448 TL hor kullanma tazminatının 30.3.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı kiracı tarafından tahliye hususunun davacıya ihtar ile bildirilmesi ve kiralananın tesliminin sözleşme şartlarına uygun olarak yapılması nedeniyle kira alacağı isteminin reddine karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.8.2008 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinde uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 5.maddesinde: “kiracının dilediği herhangi bir zamanda kiralayana üç ay önceden haber vermek şartı ile kiralananı tahliye edebileceği” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenleme geçerlidir ve tarafları bağlar. Kiralanana ait anahtarların 15.2.2010 tarihli anahtar teslim tutanağı ile kiralayana teslim edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiracı, kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek, kiralananın tahliye edilmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, zararın artmasını önlemek için kendisine düşen ödevleri yerine getirmesi gerekir. Aksi halde hakim tarafından tenkise tabi tutulur.Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Davalı, 22.1.2010 tarihinde keşide ettiği ihtar ile, 1.2.2010 tarihi itibariyle kira akdinin feshedileceğini ve kiralananın tahliye edileceğini bildirmiş ise de bu feshi ihbar kira sözleşmesinin 5.maddesine uygun değildir. Bununla birlikte taraflar sözleşmenin 5.maddesinde yeniden kiraya vermek için gereken makul sürenin üç ay olduğunu belirlemişlerdir. Davalı kiracı tarafından 2010 yılı Ocak ayı kirasının ödendiği hususunda uyuşmazlık yoktur. Kiracı, kira sözleşmesinin 5.maddesinde düzenlenen üç aylık kira parasından sorumludur. Mahkemece, tahliye tarihi olan 15.2.2010 tarihinden itibaren üç aylık kira parasının davalı kiracıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kira parası talebinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hor kullanmadan kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline ilişkin hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kira alacağına ilişkin olarak BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı davacılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 6.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.