Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar ... ve ... haklarında verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara görevsizlik kararı ile yüklenen eylemin sübutu halinde basit zimmet, diğer isnatların ise görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturacağı, basit zimmet suçunun suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddeleri gereğince 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihleri olan 2002 ve 2003 yılları ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, keza görevi kötüye kullanma suçunun ise 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 16/07/2006 ile inceleme tarihi arasında bu sürenin de gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın hükümden sonra 04/11/2018 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kooperatif vekili ile diğer katılanların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.