Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın müdafii yerine sanığa tebligat yapılmak suretiyle Tebligat Kanununun 11. maddesine aykırı davranılması olması ve sanığa yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle sanık müdafiince verilen temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan ...’in beyanında geçen ve tehdit sözlerini katılana ilettiği belirtilen tanık ... dinlenmeden ya da dinlenmesinden vazgeçilmesi konusunda bir karar verilmeden, CMK'nın 210/1. maddesine aykırı olarak eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2-Kabule göre ise, sanığın aşamalarda, dayısı olan katılan ...’ın eşi ...’e cinsel saldırıda bulunduğundan aralarında husumet olduğunu ve bu nedenle telefonla katılanı aradığını savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek, sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncenin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.