Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanığın savunmasında, mağdurla resmi olarak evli oldukları, henüz düğün yapmadan aralarında sorunlar olması nedeniyle anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanmaya ilişkin kararı temyiz ettiği için kesinleşmediği, mağdurun ailesinin henüz boşanma kararı kesinleşmeden mağduru başka biriyle evlendirmeye çalıştıkları, bu duruma sinirlenerek havaya bir kez ateş ettiğini beyan etmesi ve halen sanık ile mağdurun resmi nikahla evli oldukları ve beraber yaşadıkları anlaşılmakla sanığın eylemi haksız tahrik etkisi ile gerçekleştirdiğinin kabulü gerekirken, sanık hakkında yetersiz gerekçe ile haksız tahrik hükmünün uygulanmaması,

2-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.