Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında 05.09.2004 keşide tarihli çeke dayalı olarak 23.09.2004 tarihinde genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine geçilmiş ve örnek 7 numaralı ödeme emri borçluya 15.10.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu vekili 30.11.2011 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleştiğini ileri sürmüştür.

T.T.K.’nun 720/2.maddesi gereğince çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği (ibraz günü de gösterilmek suretiyle) çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir. Aksi taktirde alacaklı müracaat hakkını kaybeder. Takip dayanağı 05.09.2004 keşide tarihli çek, muhatap bankaya ibraz edilmediği için alacaklı, TTK'nun 708 ve 720. maddeleri gereğince müracaat hakkını kaybetmiştir. Bu durumda, kambiyo senedi vasfını taşımayan (adi havale) belge ile başlatılıp kesinleşen adi takipte, İİK'nun 71/2. maddesi gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde işleyecek zamanaşımı süresi TTK'nun 726. maddesi dikkate alınmaz. Bu durumda B.K.nun 146. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi hesap edilmesi gerekir. Genel haciz yolu ile başlatılan takip kesinleştiğine göre, olayda uygulanması gereken BK. nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı için mahkemece bahsi geçen bu çek yönünden istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.