HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ...’nın adli sicil kaydındaki geçmiş sabıkaları değerlendirildiğinde, yerel Mahkemenin sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumsuz kanaate varması nedeniyle ertelemeye karar verilmemesine ilişkin inanç ve takdiri yerinde görülerek bu konuda tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanıklara yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi, hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık ... hakkında hükmün metin kısmında, silahla ve birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçundan hüküm kurulduğu yazılmasına rağmen, Kanun maddesinin 106/2-a-c. yerine 106/2-a olarak eksik gösterilerek çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’in temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükmün sanıkla ilgili (A) bendinin 1. fıkrasından, TCK’nın 106/2-a ibaresinin çıkartılarak yerine, TCK’nın 106/2-a-c ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.