Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı işyerinde 25/03/2012-09/06/2013 tarihleri arasında modelist olarak en son net 2.500,00 TL maaşla çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının 12/04/2013-31/05/2013 tarihleri arasında çalıştığını ve istifa ederek iş akdini sona erdirdiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığı, hizmet cetveline göre davalı işyerine ait olduğu anlaşılan sicil numarasından 12/04/2012-31/05/2013 tarihleri arasında prim ödendiği, işe giriş tarihi bakımından fazlaya dair iddiasını davacının ispat etmesi gerektiği, davacı tanıklarının beyanları iddianın ispatlandığını kabule yeterli olmadığı ve başkaca delil de bulunmadığı, davacı tanığının yemin ile tasdik ettiği beyanı ve emsal ücret yazı cevabı dikkate alındığında davacının ücretinin aylık net 2.500,00 TL olduğu, akdin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükü davalı işverene aittir ve davalı bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, ancak bizzat davacı tanığı E.H.nin davacının ücretleri ödenmediği için işten ayrıldığını bildirdiği, davalı tanıkları patron ile yaşadığı tartışma sonrası işten ayrıldığını beyan ettiği, tanık anlatımları ve dosya kapsamından edinilen kanaat ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile davacının akdi haklı nedenle sonlandırdığı, davalı işyerinde davacı ile birlikte çalıştığı anlaşılan davacı tanıklarının iddiayı doğrulayan ve yemin altında verdikleri beyanları nedeniyle fazla mesai yapıldığı iddiasının ispatlandığı kanaatine varıldığı, davacı iki tam yıl çalışmadığından hak kazandığı ücretli izin süresi 2 haftadır ve 2 hafta izin kullandığını beyan ettiğinden ücretini talep edebileceği kullanmadığı yıllık izni kalmadığı, davacı tanıkları davacının dini ve milli bayramlarda çalışmadığını beyan ettiği, davacı dava dilekçesinde pazar günleri çalışmadığını bildirmiştir.Bu durumda hafta tatili ücreti talep etmesi mümkün olmadığı, hak kazanılan ücretlerin ödendiğine dair belge ibraz edilememesi nedeniyle davacının ücret alacağı olduğunu kabul etmek gerekmiştir.Davalı işveren davanın borcunu mahsuben üçüncü kişilere ödemek durumunda kaldığı para olduğu iddiasını ispatlayamadığından davacının son üç aylık ücret alacağı bulunduğu kanaatine varıldığı, ödendiği ispatlanamayan aylar için davacının asgari geçim indirimi alacağı olduğunu, özetlenen safahata ve açıklanan gerekçelere göre davacının 12/04/2012-31/05/2013 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde 1 yıl, 1 ay, 19 gün, hizmet akdi ile çalıştığı, son ücretinin aylık net 2.500,00 TL olduğu ve akdin davacı tarafından ücretleri ödenmemesi nedeni ile haklı olarak fesih edildiği için kıdem tazminatı talep edebileceği kanaatine varılmakla, ihbar tazminatı hafta ve genel tatil ücreti taleplerinin reddine, diğer talepler yönünden 10/12/2014 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaba göre ve fazla mesai ücreti yönünden takdiren % 30 indirim yapılarak ve 20/04/2015 harç tarihli ıslah dilekçesinde arttırılan rakamlar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından dava dilekçesinde arttırılan kısımlar için faiz yürütülmesine, ıslah ile arttırılan kısımlar için faizsiz olarak davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesi ile ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:

Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Somut uyuşmazlıkta, yürütülen faiz bakımından;

Dava dilekçesi belirsiz alacak davası şeklinde düzenlenmiştir. Islah dilekçesinde faiz talebi bulunmamaktadır.

Mahkemece dava dilekçesinde faiz talep edilmekle birlikte ıslah ile istenilen miktarlara faiz talep edilmediği gerekçesi ile faiz yürütülmemiştir.
Mahkemenin bu uygulaması Dairemizin "ıslah edilen miktarlar açısından faiz talep edilmemesi halinde ıslah ile artırılan miktarlara faiz yürütülemeyeceği" şeklindeki kökleşmiş içtihadına uygun ise de karardan sonra bu konu ile ilgili olarak yapılan içtihadı birleştirme talebi üzerine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 24.05.2019 günü yapılan toplantıda:
“Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği" yönünde karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı“ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında, "...ıslahta faiz istenilmese dahi dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilmesinin..." zorunlu hale geldiği, YİBK. doğrultusunda ıslah edilen miktarlara da ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gözetilmelidir.

3-Ücret alacağında ve asgari geçim indirimi alacağında tespit edilecek alacak miktarları bakımından;
Davalı vekili, davacı hakkında icra takipleri olduğunu, davacının maaşının bazen davacı hesabına, bazen abisi ... hesabına, bazen ... avukatının hesabına yatırıldığını savunmuştur.
Davacı vekili davacının abisi ...’in davalı için fason iş yaparak davalıdan ödeme aldığını, ...’e yapılan ödemenin davacıya yapıldığının banka dekontunda belirtilmesinin davacıyı bağlamayacağını, ...’in takip dosyasının işlemden kaldırılmış olduğunu bu icra dosyasına hiç bir para yatırılmadığını, ... ile yapılan görüşmede davacının adına para yatırılmadığının belirtildiğini, davacıdan habersiz ... avukatının hesabına para yatırmanın kanuni açıklaması bulunmadığını, davacı adına yapıldığı sonucunu doğurmadığını, ayrıca davacı işten çıkarıldıktan sonra bir kısım ödeme yapıldığını, davacının banka hesabına yapılan, icra müdürlüğüne ödenen, davacının imzasını taşıyan ödemeler haricindeki ödemeleri kabul etmediklerini belirtmiştir.
İcra dosyaları bakımından; davacı vekilinin bila tarihli "03/06/2014 tarihli ara kararı gereği beyanlarımızdır" konulu beyan dilekçesindeki, davalı vekilinin temyiz ve cevap dilekçesindeki ve taraf vekillerinin dosyadaki diğer beyanlarındaki icra dosyaları celbedilmelidir. Davacının adına olan banka kayıtlarında eksiklikler var ise bu eksikler celbedilerek tamamlanmalıdır. Yapılan ödemelerin ücret ve/ veya asgari geçim indirimi alacağından indirilip indirilmeyeceği değerlendirilmelidir.
Davacının ağabeyi ...’e banka yolu ile yapılan ödemeler bakımından; ...’in banka hesabına davacının ücret alacağı ve/ veya asgari geçim indirimi alacağı için olduğu anlaşılacak şekilde açıklama ile ödenmiş bulunan miktarlardan, ödeme tarihi itibari ile davacının talep ettiği döneme ilişkin olduğu anlaşılanlar davacı lehine hesaplanan alacak miktarından mahsup edilmelidir. ...’in hesabına ödenmekle birlikte davacının işçilik alacağı için ödendiğine ilişkin bir açıklama içermeyen ya da davacının işçilik alacağına ilişkin olduğuna dair bir açıklaması olsa dahi davacının talep ettiği döneme ilişkin olması ödeme tarihi itibari ile mümkün bulunmayan ödemeler dikkate alınmamalıdır. Bu inceleme için eksik banka dekontları / banka ödemeleri / banka hesap hareketleri var ise önce bunlar getirtilerek tamamlanmalıdır.
... Şirketi avukatına yapılan ödemeler bakımından, icra dosyası getirtilmeli, davacı vekilinin savunması doğrultusunda Türkcell Şirketi’ne ve gerekiyor ise sair yerlere müzekkere yazılmalı, toplanan bu bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmeli ve bir üst paragrafta davacının ağabeyine yapılan ödemelere ilişkin açıklamalar da kıyasen uygulanarak sonuca gidilmelidir. Bu inceleme için eksik banka dekontları/ banka ödemeleri/ banka hesap hareketleri var ise önce bunlar getirtilerek tamamlanmalıdır.

4-Asgari geçim indirimi alacaklarında hüküm altına alınmayan dönemler için davacı temyizi bakımından;
Davacı vekili temyizinde asgari geçim indirimi alacaklarının hiç ödenmediğini, bütün çalışma süresi için hükmedilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Dava dilekçesinde, ücretin asgari kısmının bankadan kalanın elden verildiği, dönem belirtilmeksizin asgari geçim indirimlerinin ödenmediği ileri sürülmüştür.
Hükme esas bilirkişi raporunda 2013 bordrolarında asgari geçim indirimi uygulandığı görüldüğünden sadece ücret alacağının ödenmediği kabul edilen aylar için hesaplama yapılmıştır.
Asgari geçim indirimi bakımından davacının tüm çalışma dönemi incelenmelidir.
Asgari geçim indiriminin hüküm altına alınmadığı dönemler bakımından, bordrolardaki asgari geçim indirimi tahakkukunun usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve bordrolarda görünen ücret miktarına usulünce eklenip eklenmediği incelenmek sureti ile bordrolarında usulüne uygun şekilde asgari geçim indirimi tahakkuku bulunan ayların bordroları imzalı ise ya da imzalı olmmakla birlikte bordrodaki toplam tahakkuk bankaya yatırılarak davacı tarafından ihtirazi kayıtsız şekilde alınmış ise bu ayların asgari geçim indirimlerinin ödendiği kabul edilerek gene hüküm altına alınmayacaktır.
Bordrolarında asgri geçim indirimi tahakkuku bulunmayan, tahakkuk olmakla birlikte usulüne uygun tahakkuk ettirilmemiş bulunan ya da usulüne uygun tahakkuk olmakla birlikte ödendiği bordro imzalanarak ya da banka ödemesi ile kanıtlanamayan dönemler bakımından asgari geçim indirimi hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.

Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 21/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.