SUÇLAR: Hakaret, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ...'a yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık ...'a yükletilen yaralama suçundan kurulan hükmün temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir
Ancak,
a-TCK'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, öncelikle hapis veya adli para cezasının neden seçildiği, kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanıp, daha sonra alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmeli, TCK'nın 3. maddesinde yer alan "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" îlkesi de gözetilmelidir. 5237 sayılı TCK'nın 125/1. maddesinde hapis veya adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım karşısında; adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında temel cezanın yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle adli para cezası yerine hapis cezası olarak belirlenmesi,
b-Sanığın aşamalarda “Oğlum olan mağdur işyerine gelerek hepimize şerefsizler, köpekler, sinkaf edeyim diyerek hakaret etti” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.