Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre tehdit suçunun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi karşısında, aynı Kanunun 61/1. maddesi uyarınca alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulması yerine alt sınırdan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza belirlenmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak;
1-Sanığın sabıkasında görülen ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kesinleşme tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak takdiri indirim uygulanan, bir daha suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hapis cezası ertelenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden sanık hakkında diğer koşullar değerlendirilmeden, "6545 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8 maddesi gereğince, hakkında daha önce verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar olduğu ve denetim suresi içerisinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği için, şartları oluşmadığından hakkında yeniden CMK'nın 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına'' şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, ertelemeden daha lehe olan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Kabule göre de; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluklarının kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.