Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Yörede 2005 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... köyü 154 ada 147 parsel sayılı 2553.11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kalan bölümünün tesbitinin iptaliyle orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin ... bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1418.49 m2 ve (D) harfi ile işaretli 59.49 m2'sinin bitişiğindeki ... Devlet Ormanı ile birleştirilmek suretiyle tek parsel halinde orman niteliğinde; (B) harfi ile işaretli 308.51 m2 ve (C) harfi ile işaretli 766.62 m2'sinin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Hükmüne uyulan 01/12/2009 tarihli bozma ilamında “Mahkemece çekişmeli ... köyü 154 ada 147 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 1418.49 m2 ve (D) harfi ile işaretli 59.49 m2'lik bölümünün orman sayılan; (B) harfi ile işaretli 308.51 m2 ve (C) harfi ile işaretli 766.62 m2'lik bölümlerinin ise orman sayılmayan yerlerden olduğunun kabul edilerek hüküm kurulduğu, ancak çekişmeli taşınmaz başında 30/06/2006 tarihinde yapılan keşifte görev alan orman bilirkişileri ..., ... ve ... ile ... bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapor ve ekli krokide taşınmazın 1770.84 m2'lik (A), 383.05 m2'lik (B), 216 m2'lik (C) ve 183.22 m2'lik (D) bölümlerine ayrıldığı, ikinci kez yapılan keşfe katılıp rapor düzenleyen orman bilirkişileri ..., ... ve ... ile ... bilirkişisi ...’ın ise raporlarında (A) harfi ile işaretli 1418.49 m2 ve (D) harfi ile işaretli 59.49 m2'lik bölümün orman sayılan; (B) harfi ile işaretli 308.51 m2 ve (C) harfi ile işaretli 766.62 m2'lik bölümlerin ise orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirttikleri, ancak rapora ekli krokide taşınmazı (A) ve (B) bölümleri ile göstererek (C) ve (D) bölümlerini hiç göstermedikleri, mahkemece bu ikinci rapor esas alınarak hüküm kurulduğu, raporlar arasında taşınmazın orman sayılan ve sayılmayan bölümlerinin miktarında farklılık olduğu gibi, ekli krokilerin de şeklen birbirine hiç benzemediği, mahkemenin bu aykırılık üzerinde durup, nedenini belirlemediği, (C) ve (D) bölümlerinin gösterilmediği rapora değer verildiği, açıklanan olgu nedeniyle birbiri ile çelişen raporlara dayanılarak kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu gibi infazının da olası olmadığı, bu nedenle mahkemece; dosyanın son olarak 01/06/2009 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kuruluna verilerek değinilen çelişkinin nereden kaynaklandığı, doğru uygulama, harita ve yüzölçümünün hangisi olduğunu açıklar ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak ek rapor alınmış; davanın kabulüne, tesbitin iptali ile çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1978 yılında yapılıp 14/06/1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Mahkemenin 16/06/2009 tarih 2009/101-2009/747 sayılı kararında çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ve (D) harfi ile gösterilen sırasıyla 1418.49 m2 ve 59.49 m2'lik bölümlerinin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde; (B) ve (C) harfi ile gösterilen 308.51 m2 ve 766.62 m2'lik bölümlerinin orman kadastro sınırları dışında kaldığı kabul edilerek (A) ve (D) bölümlerinin orman niteliğinde; (B) ve (C) bölümlerinin ise tespit gibi ham toprak niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar yalnızca Hazine tarafından (A) ve (D) harfli bölümlere yönelik olarak temyiz edilmiştir. Bu durum karşısında (B) ve (C) harfli yerlerin orman sayılmayan yerlerden olma olgusu kesinleşmiştir. Mahkemenin temyize konu kararında ise dava tümü ile kabul edilerek kazanılmış hak ilkesi ihlal edilmiştir. Açıklanan yön gözetilerek 16/06/2009 tarihli mahkeme kararında esas alınan rapor gereğince hüküm kurulması gerekirlidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.