Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı aleyhine 17/03/2016 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 30/05/2019 günlü karar karşı davacının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun reddine dair verilen 09/10/2020 günlü Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Davacı vekili, davalının kullandığı aracın yaya olan ...’ye çarpması neticesinde %22 oranında malul kaldığını, davalının kullandığı aracın sigortasının olmaması nedeni ile davacı ... tarafından yaya olan ...’ye 15/12/2015 tarihinde 73.673,00 TL ödeme yapıldığını, ödenen paranın 5684 sayılı yasanın 14. maddesi gereğince araç sahibinden rücuen tahsiline imkan verildiğini bu nedenle davalı aleyhine Burdur İcra Müdürlüğünün 2016/752 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapmışlarsa da itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğunu, takibe devam edilmesi amacıyla işbu davanın ikame edildiğini beyan ederek Burdur İcra Müdürlüğünün 2016/752 E. sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin 74.557,08 TL üzerinden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; söz konusu kaza nedeni ile ... tarafından kendisine karşı dava açıldığını ve bu dava sonucunda Burdur İcra Müdürlüğünün 2015/6159 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyasına ödeme yaparak kapattıklarını, yaya olan ...'nin hem kendisinden hem de davacıdan para aldığını, davacının basiretli tacir gibi davranarak gerekli araştırmaları yapması, taraflar arasında başka dava olup olmadığını araştırması ve sonucuna göre karar vermesi gerekirken yapmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, yaya olan ... hakkında alınan maluliyet raporu neticesinde maluliyetinin olmadığının anlaşılması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 36,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.