Her iki sanık hakkında tefecilik suçundan beraat, sanık ... hakkında tehdit suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...'in hükümden sonra 06/01/2014 tarihinde vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşılmakla, bu hususun mahallinde araştırılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
İddianame içeriğinde; sanık ...'in faiz karşılığı verilen parayı ödediği halde katılanı tehdit etmek suretiyle para istemeye devam ettiğinin iddia edilmesi karşısında tehdit olarak nitelenen eyleminin sübutu halinde yağma suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca eylemleri nitelendirme ve kanıtları değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu ve buna bağlı olarak tefecilik suçundan açılan davanın da birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılanın ve müşteki Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.