Mahkumiyet, temyiz isteğinin reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yüzüne karşı verilen hükümde “tefhim veya tebliğ” denilmek suretiyle sanık yanıltıldığından ve sanık müdafiine tebligat yapılmadığı anlaşıldığından, Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararı kaldırılarak işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalarda, şikayetçinin 5000 TL borç aldığını, vadesi gelmesine rağmen ödemediğini, birçok kez bu nedenle sanığın yanına gittiğinde de borcu ödememek için çeşitli bahanelerle oyaladığını savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncenin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.