Mahkumiyet
Bozma üzerine, Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, adli emanete kayıtlı bulunan tabanca ve bıçak ile ilgili olarak zamanaşımı içinde mahallinde bir karar verilebileceği kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafi ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmalarının sağlanması gerekliliği karşısında, bozma sonrası cezaevinde bulunan ve cezaevi idaresine duruşmada hazır edilmesine dair müzekkere yazılan sanığın, duruşma öncesi tahliye olması nedeniyle hazır edilemediğinin anlaşılması, dosyada cezaevinde sanığa duruşma gününün tebliğ edildiğine ilişkin bir evrakın bulunmaması ve sanığa çıkartılmış herhangi bir duruşma davetiyesi olmamasına rağmen sanığın yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.