Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan maddi manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine dair verilen 26.03.2019 günlü karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 22/10/2020 günlü Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı vekili; müvekkille yapılan bir röportajda 17/01/2013 tarihli Hürriyet gazetesinde "seks için bir takım kuruluyor" başlıklı bir yazı yazıldığını, röportajın içeriğinde Türkiye'de seks yapmak için takım kuranlar olduğu şeklinde bir takım gerçek dışı beyanlar kullanıldığını, müvekkil tarafından tekzip dilekçesinin Hürriyet gazetesine gönderilmesine rağmen dilekçenin dikkate alınmadığını, davalı Federasyon tarafından 19/04/2013 tarihinde tüm kulüplere faks gönderilerek müvekkil aleyhine kurumsal karalama kampanyası başlatıldığını ve internet sitesinde kamuoyuna duyuru başlıklı bir yazı yazıldığını, müvekkilin önce disiplin kuruluna sevk edildiğini, ceza kurulunca 6 ay resmi yarışmalardan men cezasının verildiğini, müvekkilinin karar düzeltme talebi üzerine verilen disiplin cezasının kesin olarak kaldırıldığını, müvekkilinin 12/04/2016-22/08/2016 tarih aralığında verilen men kararı sebebiyle hiçbir resmi faaliyette bulunamadığını, başka bir kulüple anlaşamadığını belirterek maddi manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; Hürriyet gazetesinde yayımlanan röportaj sebebiyle müvekkil tarafından 19/04/2013 tarihinde federasyon sitesinde bir kamuoyu duyurusu yayınlandığını, bunun dışında hiçbir kulüple görüşülmediğini, davacı tarafından aradan geçen iki gün boyunca herhangi bir tekzip yayımlanmadığını, davacının zorunlu olarak tedbirsiz mahiyette voleybol federasyonu disiplin kuruluna sevk edildiğini, tedbirsiz olarak sevki sağlandığından herhangi bir müsabakaya çıkmasında engel olmadığını, davacının istediği kulüple anlaşma yapabileceğini, federasyon tarafından yapılan işlemler sebebiyle davacının herhangi bir maddi manevi zararının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davalı Federasyon tarafından verilen ceza sebebiyle davacının kulüplerle sözleşme yapma imkanının ortadan kaldırılmadığı, bu süreye tekabül edecek şekilde 20/06/2016-02/07/2016 tarih aralığında ikinci kademe antrenörlük uluslararası eğitmenlik faaliyetine katıldığı, davacı tarafından haberin tekzibiyle alakalı olarak gerekli hukuki yollara başvurulmaması sebebiyle davacının da meydana gelen olaylarda kusurlu durumda bulunduğu, haberi yalanlayan gazeteye ilişkin olarak herhangi bir tasarrufta bulunmadığı, ayrıca maddi kaybını belgelendirecek nitelikte zararını ispata yönelik herhangi bir delil ibraz edilmediği, davacı taraf davalı federasyonunun kulüplerle irtibata geçerek davacının işi almasını engellemesi sebebiyle manevi tazminat talebinde bulunmuşsa da davalı Federasyon tarafından yalnızca kamuoyuna duyuru yayımlanmakla yetinildiği, kulüplerle temas edildiği yönünde herhangi bir belgenin bulunmadığı, kamuoyuna yapılan duyuru ile alakalı olarak davacı tarafından Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın ret ile sonuçlandığı, bu sebeple kamuoyu duyurusunun yeniden değerlendirilmesinin kesin hüküm sebebiyle mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adli Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK'nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK'nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK'nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 06/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.