Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı aleyhine 05/04/2019 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 28/01/2020 günlü karar karşı davacının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun reddine dair verilen 30/09/2020 günlü Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin, kendisinden 20 yaş büyük olan davalı tarafından kendisi ile evleneceği vaadi ile kandırıldığını, o esnada evli olan davalının eşinden boşanacağına dair kendisini inandırdığının, ancak boşanmadığı gibi eşi ile birlikte yaşamaya zorlandığını, müşterek iki çocukları olduğunu ve bu nedenle ayrılamadığını, davalının ise kendisini başkaca kadınlarla da aldattığını bu şahıslardan birinin davacıyı “hayat kadını “olarak sosyal medyada yazarak mağdur ettiğini, davalının, davacıyı toplum içinde dul olarak anılmasına neden olduğunu, davacı lehine 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını zira tarafların evli olmadığı gibi evli ve dört çocuğu olduğunu bilerek 16 yıl birliktelik yaşadığını, davacının tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, evlilik vaadi ile kandırıldığı iddasının doğru olmadığını, bu birlikteliğin davacının tercihi olduğunu, davacının sürekli maddi talepleri olduğunu, maddi anlamda durumunun kötüleşmesi nedeni ile davacının bu yola başvurduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının, davalının evli olduğunu bilerek birlikte yaşadığını, bu birliktelikten iki çocukları olduğunu, evlilik vaadinin olabilmesi için davalının bekar olması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.