Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden; davalı kadın tarafından ise nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kadın için takdir olunan yoksulluk nafakası ile müşterek çocuklar yararına takdir olunan iştirak nafakalarının boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinin tabii bulunmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223,242,244,262,263,264,267,215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın ve yanında bulunan 25.04.1995 doğumlu Muhammet Burak ve 31.08.2000 doğumlu Ö.B.yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Toplanan delillerden, davacı kocanın güven sarsıcı davranışlar sergilemesine karşılık, davalı kadının da yaşam tarzını eşinin bozulan gelir düzeyine göre ayarlamadığı, müşterek evdeki eşyaları da almak suretiyle evi boşalttığı ve birlikte yaşamaktan kaçınarak evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurludur. Durum böyle iken davacı kocanın ağır kusurlu kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine dayanarak davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmolunması doğru görülmemiştir.
Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 bentte gösterilen sebeple davalı kadın yararına tedbir nafakası yönünden ve 3. bentte gösterilen sebeple de kusur belirlemesi ve davalı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden davacı koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.12.2012(Pzt.)