SUÇLAR: Tehdit, mala zarar verme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğunun anlaşılması, sanığın tüm aşamalarda, suç tarihinde olay yerinde olmadığını savunup suçlamayı kabul etmediği ve bu hususta tanıklarının bulunduğunu beyan etmesine rağmen mahkemece tanıkların duruşmaya çağrılarak dinlenmedikleri, polis memurları tarafından tutulan 06/12/2011 tarihli tutanakta olayın plakası alınamayan siyah renkli .... marka araç ile gerçekleştiğinin belirtilmesine rağmen, sanığın beyanına göre aracının.... marka beyaz renkte olduğunun anlaşılması ve dinlenen tanıkların kendi içinde ve birbirleri ile çelişen beyanlarının bulunması karşısında; sanığın olay tarihinde üzerine kayıtlı araç veya araçların marka ve modellerinin ilgili kurum marifetiyle tespiti yapılmadan, tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden, tanık,katılan ve müşteki beyanlarının ne şekilde sanık savunmasına üstün tutulduğu da yeterince açıklanıp tartışılmadan, sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a)Başka suçtan cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan vareste tutulma haklarının hatırlatılmadığı ve bağışık tutulma talebi de bulunmadığı halde hükmün verildiği 19.12.2013 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
b)Sanığın mahkemedeki beyanında, katılan ve müştekinin kendisine hırsızlık suçundan iftira attıklarını ve bu hususun adli mercilere yansıdığını belirtmesi karşısında; bu konuda sanık hakkında açılan bir dava bulunup bulunmadığı ve varsa sanık hakkında beraat hükmü verilip verilmediği belirlendikten sonra, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre tehdit ve mala zarar verme suçu yönünden TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılmaması,
c)Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.